Hamilelik Sözlüğü
A
Abruptio Plasenta: Plasentanın, bebeğin doğumundan önce rahim duvarından kısmen veya tamamen ayrılmasıdır. Karın ağrısı, kanama ve bebek hareketlerinde azalma gibi belirtilerle ortaya çıkabilir. Acil müdahale gerektiren ciddi bir durumdur.
Adenomyozis: Rahim kası içinde rahim iç duvarını oluşturan hücrelerin bulunmasıdır. Adet dönemlerinde yoğun ağrıya neden olabilir. Gebelikte düşük riskini ve erken doğum olasılığını artırabilir.
AFP (Alfa-Fetoprotein): Bebekte sinir sistemiyle ilgili olası sorunları (örneğin; nöral tüp defekti) tespit etmeye yardımcı olan, annenin kanında ölçülen bir proteindir. Genellikle üçlü ya da dörtlü tarama testlerinde değerlendirilir.
Amniyon Sıvısı: Bebeğin içinde yüzdüğü, onu dış etkenlerden koruyan ve hareket etmesini sağlayan sıvıdır. Bebeğin akciğer ve sindirim sisteminin gelişimine katkı sağlar.
Amniyosentez: Gebeliğin genellikle 15–20. haftaları arasında, karından ince bir iğne ile amniyon sıvısından örnek alınarak yapılan genetik tarama testidir. Down sendromu gibi kromozomal hastalıkları teşhis etmekte kullanılır.
Anemi: Hamilelikte sık görülen kansızlık durumudur. Halsizlik, baş dönmesi ve nefes darlığı gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Genellikle demir, folik asit ve B12 vitamini eksikliğine bağlıdır.
Anhidramniyoz: Amniyon sıvısının çok az olması ya da hiç bulunmaması durumudur. Bebeğin gelişimi açısından riskli bir durumdur ve yakından takip gerekir.
Apgar Skoru: Bebeğin doğumdan sonraki ilk 1 ve 5. dakikada değerlendirildiği testtir. Kalp atışı, solunum, kas tonusu, refleksler ve cilt rengi üzerinden 0-10 arasında bir puan verilir. Bebeğin hayati durumu hakkında bilgi verir.
Areola: Meme başı çevresindeki koyu renkli halkadır. Gebelikte hormonların etkisiyle rengi koyulaşabilir ve genişleyebilir.
Aşerme: Genellikle gebeliğin ilk aylarında görülen, bazı yiyeceklere karşı yoğun istek duyma ya da bazı kokulardan tiksinme durumudur. Hormonal değişikliklerin etkisiyle ortaya çıkar.
Abortus: Düşük, yani gebeliğin 20. haftadan önce kendiliğinden sonlanması.
Aminoasit: Bebeğin büyümesi ve gelişimi için gerekli protein yapıtaşları.
Anksiyete: Gebelikte hormon değişimlerine bağlı olarak artabilen kaygı durumu.
Anosmi: Koku alma duyusunun azalması ya da kaybı – gebelikte nadiren görülebilir.
Anosentez: Nadir kullanılan, beyin omurilik sıvısından örnek alma işlemi (nörolojik sorun şüphesi varsa).
Antenatal Bakım: Doğum öncesi yapılan sağlık kontrollerinin tamamı.
Ateş Basması: Hormonlara bağlı ani ısı artışı hissi.
B
Bebek Hareketleri: Genellikle 18-25. haftalarda hissedilen, bebeğin rahimdeki kıpırdanmaları.
Beta HCG: Hamileliğin erken tespiti için kullanılan hormon. Döllenmeden sonra hızla artar.
Braxton Hicks Kasılmaları: Doğuma hazırlık olarak rahmin yaptığı düzensiz ve ağrısız kasılmalar.
Breech (Makat Geliş): Bebeğin rahim içinde baş yerine kalça veya ayaklarının doğum kanalına yönelmesi.
Hemoroid: Gebelikte büyüyen rahmin damarlara baskı yapmasıyla oluşabilen rektal damar şişmesi.
Bebeğin Kalp Atışı: İlk kez genellikle 6. haftada ultrasonla duyulur.
Bilirubin: Yenidoğanda sarılığa neden olan madde; gebelikte de karaciğer sorunlarını izlemek için kontrol edilir.
Biyokimyasal Gebelik: HCG hormonu ile tespit edilen ancak embriyonun gelişemediği, çok erken sonlanan gebelik.
BPP (Biyofizik Profil): Bebeğin hareketleri, solunumu, tonusu ve amniyon sıvısı miktarı gibi parametrelerle yapılan gelişim değerlendirmesi.
C
Cervikal Yetmezlik: Rahim ağzının yeterli uzunlukta olmaması veya doğumdan önce açılması durumu.
Colostrum (Kolostrum): Doğumdan hemen sonra gelen, antikor bakımından zengin, koyu kıvamlı ve sarımsı ilk süt.
CVS (Koryonik Villus Biyopsisi): Gebeliğin 10-12. haftasında plasentadan örnek alınarak yapılan genetik test.
CTG (Kardiyotokografi): Bebeğin kalp atışları ile annenin kasılmalarını aynı anda izleyen test.
Cilt Lekeleri: Hamilelikte hormonların etkisiyle yüzde veya vücutta oluşan hiperpigmentasyon.
Cinsiyet Belirleme: Bebeğin cinsiyeti genellikle 16. haftadan sonra ultrasonla görülebilir.
Cilt Altı Enjeksiyon: Gebelikte uygulanan bazı iğnelerin yapılış şekli (örneğin kan sulandırıcı iğneler).
D
Doppler Ultrason: Bebeğin kan dolaşımını ve kalp atışlarını değerlendiren ileri seviye ultrason.
Down Sendromu: Trizomi 21 olarak da bilinen, genetik bir kromozom anomalisi.
Dolaşım Bozukluğu: Hormonlar ve rahim büyümesi nedeniyle bacaklarda dolaşımın yavaşlaması.
Düşük Tehlikesi: Kanama veya kramp gibi erken doğum belirtilerinin varlığı.
Doğum Planı: Anne adayının doğumla ilgili tercihlerinin önceden yazılı olarak belirlenmesi.
E
Ektopik Gebelik: Döllenmiş yumurtanın rahim dışına, genellikle fallop tüplerine yerleşmesi.
Embriyo: Döllenmeden sonraki ilk 8 haftalık dönemdeki bebek gelişim evresi.
Epizyotomi: Vajinal doğum sırasında doğum kanalını genişletmek için yapılan perine kesisi.
Erken Doğum: 37. gebelik haftasından önce gerçekleşen doğum.
Eklampsi: Preeklampsinin nöbetle birlikte seyreden ve hayati tehlike arz eden ileri şekli.
Endometriozis: Rahim iç dokusunun rahim dışında büyümesi, gebe kalmayı zorlaştırabilir.
Enfeksiyon: Gebelikte idrar yolu, vajinal veya sistemik enfeksiyonlar sık görülür.
F
Fetal Hareket: Bebeğin anne karnındaki hareketleri.
Fetal Distres: Bebeğin oksijen yetersizliği veya başka bir sorun nedeniyle strese girmesi durumu.
Fetal Kalp Atımı: Bebek kalbinin dakikada yaklaşık 110-160 arasında atan ritmik sesi.
Folik Asit: Sinir sistemi gelişimi için gerekli, nöral tüp defekti riskini azaltan vitamin.
Fetal Anomali: Bebeğin gelişiminde ultrasonla tespit edilen yapısal veya genetik anormallikler.
Fetal Pozisyon: Bebeğin rahim içindeki konumu (baş geliş, makat geliş vs.).
Fetal Ölüm: Anne karnında bebeğin yaşamını kaybetmesi durumu.
G
Gestasyonel Diyabet: Hamileliğe bağlı gelişen geçici diyabet.
Gestasyon: Gebelik süresi.
GTT (Glukoz Tolerans Testi): Gebelikte diyabet olup olmadığını belirlemek için yapılan şeker yükleme testi.
Gebelik Testi: İdrar veya kan yoluyla gebeliğin tespit edilmesini sağlar.
Gebelik Zehirlenmesi: Preeklampsi için halk arasında kullanılan ifade.
Geliş Geriliği (IUGR): Bebeğin gebelik haftasına göre daha küçük gelişmesi.
H
Hamilelik Testi: İdrarda veya kanda yapılan, gebelik hormonu (HCG) düzeyine göre hamilelik varlığını gösteren test.
Hamilelik Zehirlenmesi: Preeklampsi’nin halk arasındaki adı. Yüksek tansiyon ve idrarda protein ile seyreder.
Helikopter Plasenta: Plasentanın rahme çok yapışık olması ve doğum sırasında ayrılmaması durumu.
Hormon: Vücutta birçok süreci yöneten kimyasal maddeler. Gebelikte östrojen ve progesteron gibi hormonlar önemli rol oynar.
Hiperemezis Gravidarum: Gebeliğin aşırı mide bulantısı ve kusma ile seyreden ciddi formu.
Hematokrit: Kanda kırmızı kan hücrelerinin oranı. Gebelikte anemiyi değerlendirmek için kullanılır.
İ
İdrar Kaçırma: Gebelikte pelvik taban kaslarının gevşemesiyle oluşabilir.
İkiz Gebelik: İki bebeğin aynı anda geliştiği çoğul gebelik türü.
İmmünizasyon: Aşı yoluyla bağışıklık kazandırılması. Gebelikte grip ve tetanoz aşıları önerilir.
İmplantasyon: Döllenmiş yumurtanın rahim duvarına tutunması.
İnvaziv Test: Gebelikte genetik tanı amacıyla yapılan, rahim içine müdahale gerektiren testler (amniyosentez gibi).
J
Jinekolog: Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı doktor.
Jinekolojik Muayene: Kadın üreme sistemi organlarının değerlendirilmesini içeren muayene.
K
Kegel Egzersizi: Pelvik taban kaslarını güçlendirmeye yönelik egzersizler. Doğuma hazırlıkta ve doğum sonrası iyileşmede faydalıdır.
Kan Grubu Uyuşmazlığı: Anne Rh negatif, baba Rh pozitif olduğunda ortaya çıkabilen bağışıklık reaksiyonu.
Kanama: Gebelikte herhangi bir dönemde olabilecek, mutlaka takip edilmesi gereken durum.
Kalsiyum: Bebeğin kemik gelişimi ve annenin kemik sağlığı için önemli bir mineral.
Karın Çizgisi: Linea nigra olarak bilinen, göbekten kasığa uzanan koyu renkli çizgi.
Kilo Alımı: Gebelik süresince önerilen toplam kilo artışı genellikle 9-14 kg arasında değişir.
Kolostrum: Doğumdan hemen sonra gelen, yoğun ve besleyici ilk süt.
L
Laktasyon: Süt üretim süreci.
Lohusalık: Doğumdan sonraki 6 haftalık dönemi ifade eder. Rahmin eski haline dönmesi ve hormonal değişimler bu dönemde olur.
Lökosit: Beyaz kan hücreleri. Enfeksiyon durumlarında değeri artabilir.
Lanugo: Anne karnındaki bebeğin vücudunu kaplayan ince tüy tabakası.
M
Mide Yanması: Gebelikte artan hormonlar ve büyüyen rahmin mideye baskı yapması sonucu oluşabilir.
Molar Gebelik: Anormal döllenme sonucu embriyo yerine plasental dokunun kontrolsüz büyümesi.
Misoprostol: Doğumun başlatılmasında veya düşüklerde rahmi boşaltmak amacıyla kullanılan ilaç.
Mukoza Tıkacı: Rahim ağzını gebelik süresince koruyan ve doğuma yakın atılan sümüksü yapı.
N
Nabız: Gebelikte metabolizma arttığı için istirahat nabzı da yükselebilir.
Normal Doğum: Bebeğin vajinal yolla doğması.
Nefes Darlığı: Gebeliğin son dönemlerinde rahmin diyaframa baskı yapmasıyla oluşabilir.
NIPT (Non-İnvaziv Prenatal Test): Anneden alınan kan ile bebeğin DNA’sının analiz edildiği, risksiz genetik tarama testidir.
O
Oksitosin: Doğum kasılmalarını başlatan ve süt salgısını destekleyen hormon.
Ortalama Doğum Haftası: Çoğu gebelik 38-40. haftalarda doğumla sonuçlanır.
Oligohidramniyoz: Amniyon sıvısının normalden az olması.
Obstetrik: Kadın doğum tıbbının, özellikle gebelik ve doğum süreciyle ilgilenen dalı.
P
Plasenta: Bebeğe besin ve oksijen sağlayan, rahim duvarına bağlı yaşam destek organı.
Plasenta Previa: Plasentanın rahim ağzını kısmen ya da tamamen kapatması durumu.
Preeklampsi: Gebeliğin 20. haftasından sonra ortaya çıkan, yüksek tansiyon ve idrarda protein kaçağı ile seyreden ciddi bir durum.
Prenatal: Doğum öncesi döneme ait.
Progesteron: Rahim içini gebeliğe hazırlayan ve gebelik boyunca devamını sağlayan hormon.
Postpartum: Doğum sonrası dönemi ifade eder.
Prematüre Bebek: 37. haftadan önce doğan bebek.
Perine: Vajina ile anüs arasındaki bölge.
R
Rahim: Bebeğin geliştiği kas yapılı, armut şeklinde organ.
Rahim Ağzı (Serviks): Rahmin alt kısmı; doğum sırasında açılarak bebeğin geçişini sağlar.
RhoGAM: Rh uyumsuzluğu durumunda uygulanan koruyucu iğne.
Relaksin: Hamilelikte bağları gevşeterek doğumu kolaylaştıran hormon.
Resüsitasyon: Yenidoğana doğum sonrası solunum desteği verilmesi işlemi.
S
Sezaryen: Bebeğin cerrahi operasyonla anne karnından çıkarılması.
Sancı: Rahim kaslarının kasılması sonucu oluşan doğum öncesi ve doğum sırasındaki ağrı.
Simfizis Pubis Disfonksiyonu: Leğen kemiği arasındaki bağlantının gevşemesi sonucu oluşan ağrılı durum.
Spotting: Hafif, lekelenme şeklinde vajinal kanama.
Suyun Gelmesi: Amniyon kesesinin açılmasıyla sıvının dışarı sızması.
Süt Pompası: Anne sütünün sağılması için kullanılan alet.
Sterilite: Kadında ya da erkekte çocuk sahibi olamama durumu.
Ş
Şeker Yükleme Testi: Gebelikte gestasyonel diyabeti tespit etmek için yapılan glukoz tolerans testi.
Şiddetli Bulantı: Hiperemezis gravidarum olarak da bilinen, günlük yaşamı zorlaştıran aşırı bulantı ve kusma durumu.
Şeffaf Akıntı: Gebelikte hormonlara bağlı olarak görülebilen normal vajinal akıntı.
T
Tokofobi: Doğum yapma korkusu.
Trimester: Gebeliğin 3 aylık dönemleri (1. trimester: 0-13. hafta, 2. trimester: 14-27. hafta, 3. trimester: 28-40. hafta).
Tetanoz Aşısı: Gebelikte annenin ve bebeğin korunması amacıyla uygulanan aşı.
Toksoplazma: Çiğ et ya da kedi dışkısından bulaşabilen ve bebekte doğumsal anomalilere yol açabilen parazit.
Travay: Doğumun başlamasıyla birlikte rahim kaslarının düzenli olarak kasılması durumu.
U
Ultrason: Bebeğin gelişiminin takibi için kullanılan görüntüleme yöntemi.
Uterus: Rahmin tıbbi adı.
Üretra: İdrarın mesaneden dışarı atıldığı kanal.
Uygunsuz Pozisyon: Bebeğin doğum kanalına baş dışı pozisyonla girmesi.
Uykusuzluk: Gebelikte hormonlar, büyüyen karın veya sık idrara çıkma nedeniyle oluşabilen uyku problemi.
V
Vajina: Kadın üreme sisteminde doğum kanalının son kısmı.
Varis: Artan kan hacmi ve damar genişlemesi nedeniyle bacaklarda görülen damar belirginleşmesi.
Vajinal Enfeksiyon: Kaşıntı, akıntı veya yanma ile kendini gösterebilir. Gebelikte dikkatle tedavi edilmelidir.
Vitamin Takviyesi: Gebelikte demir, folik asit, kalsiyum gibi desteklerin alınması gerekebilir.
Y
Yalancı Doğum Sancısı: Braxton Hicks kasılmaları olarak da bilinen, doğum öncesi düzensiz kasılmalar.
Yenidoğan Sarılığı: Bebeğin doğumdan sonraki ilk günlerinde görülen, geçici ve genellikle zararsız sarılık durumu.
Yenidoğan Refleksleri: Moro, emme ve yakalama gibi doğum sonrası bebekte görülen doğal refleksler.
Yüksek Riskli Gebelik: Anne ya da bebekte doğum sürecini etkileyebilecek tıbbi bir sorun varlığında tanımlanan gebelik.
